| English | Türkçe | | hystericical | s. isterik, isteriye ait. hysterics i., çoğ. isteri nöbeti. hysterically z. isterik bir şekilde.... |
| | roaster | i. kızartan şey veya kimse; kızartma tavası; büyük boy tavuk.... |
| | prophet | i. peygamber, nebi, resul; bilhassa Allah için söz söyleyen kimse, kâhin, kehanet sahibi. prophetess i. kadın peygambe... |
| | artifact | (i). insan eliyle yapılan şey, bilhassa ilk insanlann meydana getirdigi sanat eseri; yapı; (biyol). dokuda suni olarak... |
| | locker | i. kilitli çekmece veya dolap; den. dolap, ambar; kilitleyen kimse; kilitleyici şey. locker room sporcuların elbise ve... |
| | stipple , stippling | i. noktalarla hakketme veya resimlendirme usulü.... |
| | blotch | i., f. büyük leke, iri mürekkep lekesi; derideki kabartı; f. lekelemek, lekelenmek.... |
| | fuddle | (f)., (i). şaşırtmak, sersemletmek, sarhoş etmek; sarhoş olmak, sızmak; (i). sersemlik, şaşkınlık, sarhoşluk.... |
| | stiff | s., i. katı, sert, pek; pekişmiş; eğrilmez, bükülmez; dik; koyu, özlü; sıkı; tutulmuş; gergin; zorlanmış; akıcı olmayan;... |
| | rail | tırabzan merdiven parmaklık demiryolu ray parmaklıkla çevirmek tırabzan koymak demiryolu ile taşımak |
|
|