| English | Türkçe |
| mavis | i. pas rengi ardıçkuşu.... |
|
| pylon | i. Mısır'da eski tapınak kapısı; havaalanında büyük işaret kulesi; çelik telgraf direği, pilon.... |
|
| cochineal | (i). kırmız. cochineal insect kırmızböceği, (zool). Coccus ilicis.... |
|
| himalayas | (i). Himalaya dağları.... |
|
| reason | (f.) usa vurmak, uslamlamak, muhakeme etmek; sonuç çıkarmak, anlamak; münakaşa etmek, müzakere etmek. reason out sonuc... |
|
| can | (i)., (f). (ed,-ning) konserve kutusu, teneke kutu; çöp tenekesi; ABD, argo hapishane; argo yüznümara; argo kaba et; (f)... |
|
| flambeau | (i)., (Fr). meşale, fener; süslü şamdan.... |
|
| applicator | (i). aplikator.... |
|
| psychasthenia | i., psik. psikasteni, ruh argınlığı.... |
|
| intangible | fiziksel varlığı olmayan el ile tutulamaz dokunulamaz kavranamaz kafaya giremez fiziksel varlığı olmayan şey tic manevi değer |
|