| English | Türkçe |
| arboreal | (s). ağaca ait veya ağaç gibi olan; agaçsyl; ağaçlarda yaşayan veya gezen.... |
|
| justice | i. adalet, hak; hakkaniyet, doğruluk; hâkim. justice of the peace sulh hâkimi. bring a person to justice birine ettiğ... |
|
| centrifuge | (i). santrifuj, santrifuj makinası.... |
|
| complete | (s)., (f). tamam, tam, bütün; bitmiş, tamamlanmış; mükemmel, dört başı mamur; (f). tamamlamak, bütünlemek, yetkinleştirm... |
|
| lawbook | (i.) kanunname, kanun dergisi.... |
|
| downstage | (i). sahnenin onu.... |
|
| chock | (f). takozla desteklemek, destek koymak; (den). kızağa çekmek. chock-block (s). palanga makaraları birbirine kavuşmuş;... |
|
| fairway | (i)., (golf) çimenli yol; bir koy,liman veya ırmağın seyredilebilen kısmı, serbest geçit.... |
|
| dogcart | (i). çift oturacak yeri olan tek atlı ufak araba; köpeklerin koşulduğu hafif araba.... |
|
| whey | kesilmiş sütün suyu whey' faced benzi uçuk rengi atmış saz benizli |
|