eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-orderly s., i. düzgün; itaatli, uslu; emre ait; i., ask. emir eri, emir çavuşu; hastane hademesi. orderliness i. intizam, düzenlilik, derli topluluk.
2-order f. emir vermek, emretmek, buyurmak; ısmarlamak, sipariş etmek; düzenlemek, sıraya koymak, tertip etmek. order around emir yağdırmak.order up getir- mesini emretmek.
3-order i. düzen, nizam, sıra: dizi; usul, yol, kural; emir, yönerme, buyrultu; ısmarlama, sipariş; havale; tarikat, mezhep fırkası; şeref rütbesi; cins, çeşit; mimari tarz; biyol. takım, silsile. order of business gündem. order of knighthood şövalye örgütü; şeref rütbesi. order of the day gündem, günlük emir. in applepie order çok düzenli bir şekilde, her şey yerinde. at one's orders emre hazır. by order emre göre, emir gereğince. call to order usule göre açmak (toplantı). Doric order mim. Dorik tarzı. holy orders papazlar sınıfı; papazlık rütbeleri. in alphabetical order alfabe sırası ile. in order düzenli; sıra ile; yolunda, usule göre. in order that he may see görsün diye. in order to see görmek için. in short order çabuk. keep order disiplini korumak. monastic order manastır tarikatı. money order para havalesi. on the order of kabilinde, tarzında. out of order bozuk; düzensiz; usule aykırı; uygunsuz. rush order acele sipariş. sealed orders ask. vakti gelince açılıp okunacak mühürlü emirname. standing orders geçerliği devam eden emirler. take an order birinden emir almak; birinden sipariş almak. till fur ther orders başka emir gelinceye kadar. to order siparişe göre, ısmarlama. working order çalışma düzeni. in good working order iyi işler durumda.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
fiğEng > Tr11:35:09
goodness meEng > Tr11:30:37
goodnessEng > Tr11:30:30
goodneesEng > Tr11:30:14
clipperEng > Tr11:23:33
dry skinEng > Tr11:21:31
depleteEng > Tr11:20:48
acneEng > Tr11:20:28
irriateEng > Tr11:19:37
TURKce englishTr > Eng21:47:58
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
hexagon (i)., (geom). altıgen, altı kenar ve açılı şekil. hexag'onal (s). altıgen....

conscious (s). bilinçli, şuurlu, vukuflu, müdrik, farkında olan; uyanık. self-conscious (s). mahcup, sıkılgan. consciously (z). ...

heterogamous (s)., (biyol). heterogam, hem erkek hem dişi çiçek veren; iki ayrı cinsin birleşmesiyle hâsll olan. heterogamy (i). het...

tinkle f., i. çınlamak, çıngırdamak, çmglrdatmak; ç.dili işemek; i. çıngırtı....

evidence (i.), (f.) delil, tanıklık, şahadet, ispat, tanıt; vuzuh, açıklık, aydınlık; şahit; (f.) belirtmek, tasrih etmek, açıkla...

undisciplined s. disiplin görmemiş terbiye edilmemiş....

rhapsodize f. şiir inşat etmek; bir şeyden fazla heyecanla bahsetmek. rhapsodist i. şiir inşat eden kimse, bir şeyden fazla şaira...

volitant s. uçucu, uçabilen....

bloodhound i. koku alma hissi ,çok kuvvetli olan bir cins tazı....

care merak etmek endişe etmek ilgilenmek alakadar olmak üstüne almak vazife edinmek hoşlanmak özel bir ilgi duymak meyli olmak care for bakmak ilgilenmek beğenmek arzulamak don't care Umurumda degil Bana ne?

TürkçeEnglish
gale The payment of a rent or annuity. a strong wind moving 45-90 knots; force 7 to 10 on Beaufort scale....

magazin mag. magazine....

kanaviçe canvas....

birçok many. multiple. numerous. umpteen. various....

çilek reçeli strawberry jam....

damping Dissipation of oscillatory or vibratory energy with motion or with time Critical damping Cc is that value of damping tha...

körük bellows. pair of bellows. blower. fan....

bulmak contrive. detect. devise. discover. find. invent. reach. suss. total. trace. to find. to detect. to determine. to find o...

cakalı showy. ostentatious....

kazanç gain winnings profit takings avails income earnings revenues gainings benefit acquirement acquisition capital convenience credit grist increment make melon proceeds receipt spoil yield