eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-oneeyed s. tek gözlü.
2-oneiric s., psik. düşsel.
3-oneirocritic i rüya yorumcusu. oneirocritical s. rüya yorumlayan.
4-onelegged s. tek bacaklı, topal.
5-onesided s. tek taraflı.
6-onestep i. tek adım dansı.
7-oneself zam. kendisi, bizzat, kendi kendine.
8-one s.,i., zam. bir; tek; aynı; i. bir tane; biri, birisi; adam, kimse, kişi; bir rakamı; zam. birisi, biri; herhangi biri. one and all hepsi, her biri. one another birbirlerini. one and sixpence eski, İng. bir şilin altı peni. one by one birer birer. one man one vote herkese tek oy hakkı. one-man show bir ki- şinin oynadığı veya önemli olduğu sahne oyunu veya sirk. one-night stand tiyatro bir şehirde bir temsil için kalma. at one beraber, birleşmiş, uyuşmuş. They were made one. Evlendiler; birleştiler. oneness i. birlik bir olma.
9-oneiromancy i. rüya vasıtasıyle falcılık.
10-onehorse s. tek atlı; ikinci derecede, adi.
11-onerous s. ağır; sıkıntılı, ağırlık verici; huk. bir hakkı daraltıcı. onerously z. sıkıntılı olarak. onerousness i. sıkıntı.
12-onetrack s. tek yollu; ısrarcı, şaşmaz.
13-onehanded s. tek elli; bir elden çıkmış.
14-oneway s. tek yönlü.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
latterEng > Tr00:52:32
filing claimsEng > Tr00:03:32
debitEng > Tr23:49:23
indebtednessEng > Tr23:49:14
debit indebtednEng > Tr23:49:09
information letEng > Tr23:08:54
treasury enterpEng > Tr23:02:53
SEKSEng > Tr16:25:04
englisTr > Eng16:23:16
ıspanakzadeEng > Tr23:27:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
gunny (i.) çuvallık bez, (çul.) gunny sack çuval....

transformism i, biyol dö nüşümcülük, şekilde/gıs/imcilik...

obstructive (s.) engel olan. obstructively (z.) engel teşkil ederek. obstructiveness (i.) engelleme....

cavalier (i)., (s). atlı, şövalye; ,şövalye ruhlu kimse, centilmen; kavalye;(bh). ingiltere kralı 1.Şarl taraftarı; (s). kend...

petroglyph i. tarihöncesinde yapılmış taş resim....

exsert (f). dışarı çıkarmak. exserted (s)., (bot)., (zool). dışarı çıkmış (uzuv veya kısım)....

hallmark (i.) altın veya gümüşte ayar damgası; kalite işareti....

factory (i). fabrika, imalâthane, atölye; (eski.) yabancı bir memlekette iş hanı....

terminism (i.), (fels.) soyut kavramların gerçek bir varlığı olmadığını ileri süren öğreti....

favorite çok sevilen kimse veya şey sevgili gözde spor kazanması beklenen yarışçı çok sevilen favoriteson pol kendi seçim bölgesince başkanlığa aday gösterilen kimse favorite with tarafından sevilen tercih edilen favoritism taraf tutma adam kayırma

TürkçeEnglish
kraliyet royal. kingdom. royalty....

ani Automatic Number Identification; An algorithm that automatically indentifies the phone number of an incoming call. autom...

yükümlü amenable. in charge of. incumbent. liable. obligor....

pot A size of paper....

müfritlik zealotry....

yedek lastik spare tire....

keşiş monk....

metres mistress. kept woman....

ampirik empirical....

set To extend and bring into position to spread as to set the sails of ship