| English | Türkçe | | washtub | i. çamaşır teknesi, leğen.... |
| | flak | (i)., (ask). uçaksavar ateşi; argo itiraz, karşı çıkma, karsı koyma; şikâyet.... |
| | nursemaid | (i.) dadı.... |
| | dimwit | (i)., argo ahmak kimse, alık kimse, budala kimse.... |
| | post | i., f., z., İng. posta; ing posta servisi, posta kutusu, postane; atlı postacı, posta tatarı; atlı postacının at değiş... |
| | combings | (i)., çoğ. tarantı.... |
| | haunch | (i.) kalça; (çoğ.) kıç; koyun etinin but ile bel kısmı; (mim.), kemer koltuğu. haunched (s.) kalçalı.... |
| | someway | z. bir yolunu bulup.... |
| | lansquenet | (i.) eskiden Almanya'da ücretli piyade askeri; iskambil kâğıtları ile oynanan bir çeşit kumar oyunu.... |
| | diffidence | çekinme kaçınma mahcubiyet utangaçlık çekingenlik |
|
|