eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-love i. sevgi, muhabbet, aşk; sevgili, yâr, dost; b.h. aşk tanrısı, Küpid; psik. eros; (tenis) sıfır, hiç sayı kazanmamış olma. love affair aşk macerası. love apple (eski) domates. love beads hippilerin taktıkları renkli boncuklar. love charm aşk husule getiren büyü. love child aşk mahsulü, gayri meşru çocuk. love feast dostluk bağlarını kutlayan ve kuvvetlendiren ziyafet. love grass çayırgüzeli, bot. Eragrostis major. love knot muhabbet alameti olarak hususi bir şekilde bağlanan fiyonga. love letter aşk mektubu. love match yalnız aşk üzerine kurulan izdivaç. love potion aşk iksiri. love seat iki kişilik sedir. love story aşk hikâyesi. a labor of love hatır için yapılan iş. fall in love abayı yakmak, aşık olmak. for the love of aşkına, hatırı için. give my love to sevgilerimi söyle. make love sevişmek. not for love or money ne hatır için ne para için, hiç bir surette. There is no love lost between them. Birbirlerini hiç sevmezler. Birbirlerinden nefret ederler.
2-love f. sevmek, aşık olmak.
3-love-crossed s. aşkta şanssız.
4-love-in-a-mist i. çöreotu, bot. Nigella damascena.
5-love-in-idleness i. yabani menekşe.
6-love-lies-bleeding i. horoz ibiği çiçegi, yabani kadife çiçeği, bot. Amaranthus tricolor.
7-lovebird i. muhabbetkuşu, zool. Meleopsittacus undulatus; ufak bir papağan.
8-loveless s. sevgisiz, sevgiden mahrum; sevgisi olmayan; sevilmeyen.
9-lovelock i. kakül, zülüf, saçlülesi.
10-lovelorn s. sevgilisi tarafından bırakılmış, terkedilmiş; aşk hicranı çeken.
11-lovely s. güzel, latif, hoş, sevimli, sevilir. loveliness i. güzellik, sevimlilik.
12-lover i. âşık, seven kimse, yar, dost. lover of art sanat aşığı.
13-lovesick s. aşk hastası, sevdalı.
14-lovestruck s. (birisinin) aşkıyle vurulmuş.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
ciyerEng > Tr12:56:41
öteEng > Tr12:55:20
üzlEng > Tr12:54:31
fakatEng > Tr12:51:32
fakatTr > Eng12:51:16
merhabaTr > Eng11:18:12
ENG TUREng > Tr10:24:44
ü´`Eng > Tr18:55:15
screwEng > Tr13:49:49
ıüşEng > Tr23:15:18
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
taxdeductible s. vergiden düşülebilen....

mystic s., i. gizemli; bâtıni, sırri; mistik, tasavvufa ait, gizemcilikle ilgili; gizli, sır kabilinden; gizli manası olan, es...

brevet i. subayların fahri ve salâhiyetleri sınırlı olarak atandıkları bir üst rütbe....

turner i. çeviren kimse, döndüren veya dönen şey; tornacı; bedeneğitimi uzmanı....

shortbreathed (s). nefes darlığı olan, tıknefes....

hawk (i.) (f.) şahin, doğan, (zool.) Falco; atmaca, (zool.) Accipiter; çaylak; askeri kuvvetle ihtilâfı halletmek isteyen ki...

artless (s). hilesiz, saf, açık sözlü; hünersiz, sanatsız, kaba; tabii, doğal. artlessly (z). hilesizce, saflıkla. artlessness (...

buggy s. böcekli; ing. tahtakurusuyla dolu....

luncheon i. hafif yemek, hafif öğle yemeği. luncheonette' i hafif yemeklerin satıldığı küçük büfe....

mystery gizem sır muamma bilinmez ve anlaşılmaz şey hikmet eski zamana ait dini piyes Doğu kiliselerinde dini ayin eski dinlerde gizli ayin mystery play ortaçağda dinsel tiyatro oyunu bilhassa İsa'nın hayatına dair murder mystery polisiye romanı

TürkçeEnglish
gelişigüzel random. cursory. haphazard. hit-or-miss. casual. desultory. excursive. go-as-you-please. helter-skelter. hit-and-miss. i...

doğum kontrolü contraception....

usulsüz irregular. unmethodical. illegal....

yanıltmak belie. feint....

yayım release. publication. divergence. promulgation. spreading. diffusion. broadcasting. emission....

format Two types of formats are available A physical format and a logical format -Physical format: Physical format is to write ...

örgütlü organized....

davulcu drummer....

dokunmak touch. to touch. to contact. to make contact with. to touch with one's hand. to disturb. to upset. to affect adversely. ...

optimist One who looks on the bright side of things or takes hopeful views opposed to pessimist person disposed to take favorable view of things