| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | canberra | (i). Canberra, Avustralya nın başkenti.... |
| | schilling | i. Avusturya para birimi, şilin.... |
| | tire | f., i. yorulmak; bitkin olmak; usanmak, bıkmak; yormak; usandırmak, bıktırmak; i. yorgunluk, bitkinlik tire of bıkmak, u... |
| | uppermost | s. en üst,enyukarıdaki; akla ilk gelen.... |
| | ottar | , otto bak. attar.... |
| | culm | (i)., (bot). eklemli ot sapı, skap.... |
| | count | (i). kont.... |
| | bosun | bak. boatswain.... |
| | cost | (f). (cost) mal olmak; pahası olmak, kıymette olmak; (maliyet masrafını) hesap etmek. It cost him dearly. ona pahalıya ... |
| | superscribe | üstüne yazmak zarf üstüne adres yazmak su'perscript üste yazılan satırın üstüne yazılan küçük harf veya rakam mat satır yukarısına yazılı kuvvet veya türev gösteren işaret süperscrip'tion bir şeyin üstündeki yazı serlevha başlık kitabe üstüne yazma ecza reçetenin başındaki alınız'' yazılı kısım |
|
|
| Türkçe | English | | duyurmak | to announce.... |
| | konservatuvar | conservatoire. conservatory. school. academy.... |
| | İslam | Submission to Allah.... |
| | tor | A prominent hilltop, usually rocky.... |
| | sıkıcılık | prolixity. tedium.... |
| | kuşak | belt. generation. sash. reinforcing band. strap. brace of wood or steel. generation of people born during the same perio... |
| | refakatçi | hospital attendant.... |
| | net | A figure made up of a large number of straight lines or curves, which are connected at certain points and related to eac... |
| | billurlaştırmak | crystallize.... |
| | ziyaretçi | visitor caller |
|
|
|