| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | verbigerate | f., psik. arka arkaya manasız kelimeler sıralamak, kelime salatası yapmak.... |
| | strangury | i., tıb. idrar zorluğu; bot. fidanı çok sıkı bağlamaktan ileri gelen normal üstü şişkinlik veya hastalık.... |
| | laudative, laudatory | (s.) övücü.... |
| | syndicalism | i. özellikle genel greve giderek üretim vasıtalarını işçi örgütlerine devretmeye çalışan siyasi hareket. syndical s. b... |
| | levee | i. büyük şahsiyetlerin sabahleyin misafir kabul etmeleri; İng. yalnız erkeklerin hazır bulunduğu saray kabul merasimi;... |
| | halfbaked | (s.) yarı pişmiş; iyi düşünülmemiş.... |
| | bode | f. işaret olmak, alamet olmak, delalet etmek; eski kehanet etmek, gelecekten haber vermek. bode ill uğursuzluğa delalet ... |
| | pad | i. ayak sesi; haydut, yol kesen kimse.... |
| | corpulence | (i). şişmanlık, etlilik. corpulent (s). şişman, etli.... |
| | constitutional | anayasa ile ilgili anayasaya uygun sıhhi bünyevi yapısal sağlık için yapılan jimnastik veya yürüyüş constitutionally anayasaya göre mizaç itibariyle constitutional'ity anayasaya uygunluk constitutionalism meşrutiyet taraftarlığı meşrutiyet |
|
|
| Türkçe | English | | periskop | periscope.... |
| | hart | The Hart, like the stag, is an old bearing, though not of the earliest John Trie, son and heir of Alicia de Hertley, bor... |
| | çöreklenmek | twine.... |
| | sosyalleştirmek | to socialize. to nationalize.... |
| | sosis | sausage. banger. wiener. wienie.... |
| | sapan | catapult. off. sling. sling shot.... |
| | ofis | office.... |
| | salam | The invocation 'Assalam o Alekum wa rahmat Allahu wa barakatuhu' recited at the termination of Salat.... |
| | fal | Facilitation. nIII: dangerous; danger, threat; enmity.... |
| | bununla birlikte | nonetheless notwithstanding all the same |
|
|
|