 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | ethnic , nical | (s.) etnik, ırka ait, ırksal; Hıristiyan ve Musevî olmayan. ethnically (z.) etnik olarak, ırk bakımından.... |
| | conscription | (i). askere çağırma; mecburi askerlik.... |
| | glaze | f., i. pencereye cam takmak; sırlamak, üstüne cam veya cam gibi bir tabaka geçirmek; cam gibi olmak; ince ve şeffaf bir ... |
| | discontinuous | (s). devamsız, fasılalı, ayrılmış, ayrı, aralıklı. discontinuously (z). fasıla ile, aralıklı olarak.... |
| | implead | f, huk. aleyhinde dava açmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | harp akademisi | arp. harp. harp çalmak. israrla belırtmek. durmak.... |
| | nasip etmek | to grant.... |
| | haydut | brigand. bandit. gangster. filibuster. footpad. hoodlum. mobster. mugger. outlaw. little perisher. plugugly. robber. thu... |
| | temenni | desire. wish.... |
| | bir anda | in a flash. in a jiffy. momentary. in a snap. trice in a.... |
|
|
|
 |
|
 |
|