| English | Türkçe | | exempt | (s.), (i.), (f.) bağışık, muaf, ayrı tutulan, müstesna; (i.) muaf olan kimse, mükellef olmayan kimse: (f.) muaf tutmak, ... |
| | predatory | s. yağmacılık veya soygunculukla geçinen; yırtıcı, avlanarak yaşayan.... |
| | earth (1) | (i). dünya yeryüzü, arz; toprak, kara, zemin; bu dünya; dünya halkı; (kim.) nadir toprak alkali metallerinden her biri... |
| | holiness | (i). kutsiyet. His All Ho liness, His Holiness Mukaddes Peder (Papaya verilen unvan), Papa Cenapları.... |
| | supporter | i. taraftar; yardımcı; jartiyer; askı; bileklik.... |
| | setter | (i.) dizici; seter (av köpeği).... |
| | sainthood | i. kutsilik, evliyalık; azizler, evliyalar.... |
| | boniface | i. otelci.... |
| | countervail | (f). aynı kuvvetle karşı koymak, karşılamak. countervailing duty (tic). munzam gümrük resmi, sürtaks.... |
| | tornado | çoğ does dos kasırga hortum şiddetli fırtına |
|
|