 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gnosis | i. tasavvufta marifet, Gnostik akidesi.... |
| | breeze | i., ing. kok ve mangal kömürü artığı kul ve kömür parçaları.... |
| | tush, tusk | i., f. fildişi; denizaygırı veya yaban domuzunun uzun azı dişi; uzun sivri diş; f. azı dişi ile eşmek; uzun sivri diş... |
| | circassian | (i)., (s). Çerkezce; Çerkez; (s). çerkezlerle veya çerkezce ile ilgili.... |
| | mina | i. eski Asya ve Yunan ağırlığı (bir kilo civarında); eski Asya ve Yunan para miktarı.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | akkorluk | incandescence.... |
| | süper | almighty. bloody. damn. divine. fantastic. funky. incredible. marvellous. neat. nifty. phenomenal. plush. rare. smashing... |
| | ginseng | Chinese herb with palmately compound leaves and small greenish flowers and forked aromatic roots believed to have medici... |
| | Habeş | an Abyssinian. an Ethiopian.... |
| | havalı | airy. flamboyant. pneumatic. posh. showy. swanky. breezy. attractive. eye-catching. flashy. stuck-up. pneumatically actu... |
|
|
|
 |
|
 |
|