 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | desolate | (s). terkedilmiş, metruk, ıssız, tenha, boş, perişan, harap; kimsesiz, yalnız. desolately (z). terkedilmiş olarak.... |
| | selfrighteous | s. kendini üstün gören.... |
| | strain | f., i. fazla gayret etmek; fazla germek, zorlamak, zorlayarak incitmek; burkmak, burkulmak; süzgeçten geçirmek, süzmek;... |
| | prefix | i. önek, kelimenin başına ilave olunan ek; bir ismin önüne konan unvan.... |
| | tearless | s. gözyaşı kesilmiş, gözleri kurumuş, gözyaşsız. tearlessly z. ağlamadan, gözyaşı dökmeden. tearlessness i. ağlamayış.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | İslam | The Muslim religion of over one billion people who follow the teachings of the Prophet Muhammad and worship Allah.... |
| | iki taraflı | reciprocal.... |
| | ırz düşmanı | rapist.... |
| | miras almak | to receive a legacy. to inherit.... |
| | uygunsuz | unsuitable. inconvenient. improper. wrong. indecent. unhandsome. incorrect. unseemly. derogatory. illegitimate. impoliti... |
|
|
|
 |
|
 |
|