| English | Türkçe |
| aposiopesis | (i)., (kon). (san). sözünü birdenbire yarıda bırakma.... |
|
| lynx | i. vaşak, kara kulak, zool. Caracal melanotis. pardine lynx vaşak, zool. lynx pardina. lynx-eyed s. çok keskin gözlü.... |
|
| exhale | (f.) nefes vermek, buhar çıkarmak, koku saçmak, buhar ve koku hâlinde çıkmak, nefes alıp vermek. exhalant (s.) dışarı ve... |
|
| unconfessed | s. itiraf edilmemiş, açığa vurulmamış.... |
|
| sh | (kıs.) share, shilling.... |
|
| phonemics | i. fonem bilimi; fonem sistemi.... |
|
| sucker | i., f. emen şey veya kimse; meme emen çocuk veya hayvan; sazana benzer tatlı su balığı; zool. emici uzuv; tulumba pis... |
|
| aventurine | (i). yıldıztaşı.... |
|
| footlocker | (i). küçük sandık.... |
|
| predicable | iddia edilebilir önermede hüküm ve isnadı mümkün yüklemleşir iddiası mumkün olan herhangi bir şey predicabil'ity isnat imkanı |
|