| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | tourniquet | i. kan akıntısını durdurmak için kola veya bacağa sarılan sıkı sargı.... |
| | empirical | s. deneysel, tecrübi, tecrübeye dayanan. empirically z. deneysel olarak.... |
| | bioplasm | i., biyol. canlı madde, protoplazma.... |
| | basque | (i)., (s). Fransa ve ispanya'nın Batı Pireneler bölgesinde oturan Bask kabilesinden biri; Baskça; k.h. kadınların kalçay... |
| | chat | (i). sohbet, teklifsiz konuşma, hoşbeş; birkaç cins ötücü kuş.... |
| | peculate | f. iç etmek, zimmetine geçirmek. peculation i. zimmetine geçirme.... |
| | cruet | (i). sişe, sofraya konan sirke şişesi.... |
| | coast | (f). yokuş aşağı inmek veya kaymak (kayak, bisiklet); (den). kıyı boyunca gitmek. coaster (i). bardak altı; sahil boyunc... |
| | armour | (bak). armor.... |
| | oriental | Doğulu Doğu'ya özgü doğusal çok parlak ve seffaf Dogulu kimse Asyalı Orientalism Doğu'ya özgu töre veya usul Doğu dilleri veya tarihi bilgisi Orientalist Doğu dilleri edebiyatı ve tarihi uzmanı müsteşrik Orientalize Doğululaştırmak Oriental rug el ile dokunmuş şark halısı orientally Doğu üslubuna göre |
|
|
| Türkçe | English | | arena | A huge structure, focused around organized battles There is a small community of residents comprised of gladiators, shop... |
| | bulamak | to roll sth in. to besmear. to bedaub with. to smear. mix. malax. lime.... |
| | düşürme | dropping. reducing. abortion. lowering.... |
| | yapışmak | adhere. bind. bond. cling. cohere. grip. stick.... |
| | sin | Wrongdoing, self-centeredness The term can refer to the act itself or to the condition that gives rise to the act As one... |
| | özel okul | private school. independent / nonprovided / private school. independent school. special school.... |
| | koalisyon | coalition.... |
| | kutsallık | holiness. sanctity.... |
| | yargısal | judgmental.... |
| | anlaşılan | apparently seemingly |
|
|
|