| English | Türkçe | | anabasis | (i)., (tar). bir ordunun deniz kıyısından içeriye doğru girişi (özellikle ksenofon'un katıldığı Fars seferi, M.Ö.401);... |
| | spreadeagle | s. kolları ve ayakları gerilmiş vaziyetteki; A.B.D., k.dili. aşırı vatanperver, gösterişçi.... |
| | refraction | (i.) kırılma.... |
| | foreknow | (f). (knew, known) önceden bilmek. foreknow'ledge (i). önceden bilme, önceden alınan haber.... |
| | rug | i. halı; kilim; keçe; örtü. Oriental rug şark halısı. Persian rug Acem halısı.... |
| | unsheathe | f. kınından çıkarmak.... |
| | thankless | (s.) şükran bilmez, iyilikten anlamaz, nankör; şükrana değmez; kıymeti bilinmemiş; boşuna, neticesiz, faydasız. thankle... |
| | thief | i. (çoğ. thieves) hırsız.... |
| | ural | i. Ural .... |
| | ratchet, ratch | dişli çark mandaIı kastanyola ratchet wheel mandallı çark |
|
|
| Türkçe | English | | varis | heir. varicose veins. varicose vein. varix.... |
| | mızıkçılık | not playing the game.... |
| | donuk | colourless. dull. faint. flat. glassy. lifeless. lusterless. mat. matt. matte. matte mat. colorless.... |
| | hatırlamak | to remember. to recall. to recollect. bethink. call to mind / to memory. call up. look back. mind. reminisce. reproduce.... |
| | burç | horoscope. sign. sign of the zodiac. constellation. tower. bastion. dungeon.... |
| | dizi film | TV series.... |
| | dangalaklık | foolishness.... |
| | güncel | current. topical.... |
| | sakatlamak | to disable sb physically. to cripple. to maim. to mutilate. to spoil the shape or appearance of sth.... |
| | kompleks | complex |
|
|